Akrep Ve Kaplumbağa
Akrep ve kaplumbağa bir ırmağın kıyısında karşılaşırlar. Bir anlamda, bu ırmak yaşam ırmağı gibidir ve hepimiz ırmağın karşı kıyısına geçmek için bir sal ararız.
Akrep kaplumbağaya, ‘’Beni sırtında öbür kıyıya taşır mısın?’’ diye sorar. Kaplumbağa, ‘’Hayır!’’ der, akrepler hakkında pek çok şey duydum, itkisel yaratıklarsınız, sosyopatsınız ve ne yapacağınız belli olmuyor. Beni sokarsın ve boğulurum.
Akrep yanıt verir. Sevgili arkadaşım, biraz mantıklı ol, sağduyulu davran. Seni sokmamın bir mantığı var mı? Seni sokarsam ben de boğulurum, ikimizde de ölürüz!
Kaplumbağa düşünür. Doğrusu ya, akrep onu sokmayı göze alamayacağı bir durumdadır o zaman neden onu karşıya geçirmesin ki? Tamam, atla sırtıma, der.
İkisi birden ırmağı geçmeye başlarlar ama yolun tam yarısında akrep kaplumbağayı sokar, kaplumbağa zehirden ölmeye başlar. İkisi de boğulmaktadırlar, su yutar, suya batıp çıkarlar. Kaplumbağa akrebe bağırır. Neden yaptın bunu, hiçbir anlamı yok!
Akrep yanıt verir:’’ Yaşamın bir anlamı yok!’’
ALINTI
KONULAR İLETİŞİM
Davranışsal Bağımlılığın Belirtileri


