Düşünce, Zihin, İnanç

Çok güçlü bir zihnimiz var, fakat bir çoğumuz bunun potansiyelini bilmiyoruz. Düşüncelerimizle ilgili, farkındalığımızla ilgili gerekli çalışmaları yapmıyoruz. Nasıl düşündüğümüz, düşüncelerimizi önemseyerek neleri gerçeğe dönüştürebileceğimizi görsek, bize nasıl geri döneceğini bilsek hiç düşünmeden farkındalık çalışmasına başlardık. Potansiyelimizi kısıtlamamak için zihnimizden geçenlere daha dikkat etmeliyiz.

-Düşünceler, duygular ve davranışlar arasındaki bağ

Düşünceleriniz, nasıl hissettiğinizi ve nasıl davrandığınızı da doğrudan etkiler. Eğer başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız, doğal olarak kendinizi başarısız hissedeceksiniz. Bu ise başarısız biri gibi davranmanıza yol açarak kendinizle ilgili başarısızlık inancınızı pekiştirecek.

-Kendinizle ilgili inançlarınız nasıl pekişir?

Birey kendiyle ilgili bir çıkarım yaptıktan sonra, iki şeyi yapmaya eğilim gösterir. Bunlardan birincisi bu inancını pekiştirecek kanıtlar aramak, ikincisi ise çıkarımıyla ters düşen her şeyi yok saymak.

Yine aynı örnek üzerinden gidersek; başarısız olduğuna inanan biriyseniz, yaptığınız her yanlışı yeterince iyi olmadığınızın bir kanıtı olarak görecek ve başarılı olduğunuz alanları kendi becerinizle değil şans ile açıklayacaksınız.

Oysa böyle durumlarda, kısa bir süre durup, becerilerinizin ve yeteneklerinizin eksikliğinden ziyade sizi engelleyen şeyin inançlarınız olabileceğini düşünmelisiniz.

Kendinizle ilgili daha iyi bir bakış açısı yaratmanız daha iyi sonuçlar doğuracaktır. Olumlu düşüncelerin sihirli güçleri olduğunu iddia etmiyoruz; ancak iyimser düşüncelerin başarılı sonuçlar elde etme şansınızı artıracak üretken davranışlara neden olduğu muhakkak.

-Düşüncelerinize meydan okuyun

Kendinizle ilgili yaptığınız tanımlara bir bakın. Kendinizi beceriksiz ya da örneğin kötü bir lider olarak görüyor olabilirsiniz. Fakat bu inançlarınızın potansiyelinizi sınırlandırmasına izin vermeyin. Çünkü sizin bir şeyi düşünmeniz, onun doğru olduğu anlamına gelmez. Öte yandan bu konuda iyi bir haberimiz var: Kendinizle ilgili algınızı ve bu şekilde hayatınızı değiştirebilirsiniz. Aşağıda bunu yapmak için yararlanabileceğiniz iki yönteme yer verdik:

1- Düşüncelerinize karşıt kanıtlar arayın

Karşılaştığınız, inançlarınıza ters düşen, onları pekiştirmeyen her durumu not alın. Not aldığınız bu olaylar, size düşüncelerinizin her zaman doğru olmadığını hatırlatacaktır.

2- İnançlarınıza meydan okuyun

İnançlarınızın ne kadar doğru olup olmadığını test etmek için davranışsal deneylerde bulunun. Yeterince iyi olmadığınızı düşünüyorsanız, size kendinizi değerli hissettirecek bir şeyler yapın. Eğer konfor alanınızdan dışarı adım atamayacak kadar zayıf olduğunuzu düşünüyorsanız, size kendinizi biraz rahatsız hissettirecek bir şey yapın.

Beyninizi, pratikler yaparak eğitebilirsiniz. Bu tür sınırlayıcı inançları bıraktığınız anda, sahip olduğunu en iyi potansiyele erişebilmek artık daha kolay olacaktır.

Sınırlayıcı inançlar nasıl oluşur?

İnsan zihni, önemli bir denklemde kayıp bir parça olduğunda rahat edemeyen meraklı bir makinedir. Bu yüzden, hakkında yeterince bilginin sunulmadığı bir durum söz konusu olduğunda, bilgi eksikliğinden kaynaklanan boşluğu yeni inançlar yaratarak doldurmaya eğilimlidir.

Bazen sınırlayıcı inancın tek nedeni kişinin kendi egosunu ve özsaygısını koruma amaçlıdır. Örneğin kişi, hayatta istediği bir şeyi elde edemediğinde, kendisini iyi hissetmek ve egosunu korumak için şanssız bir insan olduğu inancını yaratabilir.

Sınırlayıcı inançlar oluşturmanın en temel nedenlerinden biri bilgi eksikliğidir. Buna verilecek güzel bir örnek, eski çağlardaki doğa olaylarının yorumlanmasıdır. İlk insanlar gök gürültüsünün Zeus’un öfkesinin bir sonucu olduğunu düşünüyorlardı. Bu inanca göre Zeus, yukarıda duruyor ve elleriyle aşağıya yıldırım fırlatıyordu.

Dolayısıyla sınırlayıcı inançların, genel itibariyle, bireyin yeterli bilgi sahibi olmadığı konuları kendi bulduğu şeylerle doldurması sonucu oluştuğunu söyleyebiliriz.

Birey kendisi hakkındaki sınırlayıcı inançları nasıl oluşturuyor?

İnançlar, yaratıldıktan sonra tekrar yoluyla güçlendirilir. Okulda sürekli arkadaşlarının zorbalığına maruz kalan bir öğrenci, diğer insanlardan daha az değerli olduğu konusunda bir sınırlayıcı inanç yaratabilir.

Grup içinde bir ifadenin sürekli tekrarlanması da bir sınırlayıcı inanç oluşumuna neden olabilir. Toplumda yaygın olan yanlış inançların insanlar tarafından devam ettirilmesinin de nedeni budur.

Sahip olduğumuz sınırlayıcı inançları nasıl keşfederiz?

Sınırlayıcı inançlarınızı keşfetmek için kendinize önce bazı sorular sormanız gerekiyor:

– Hayatımın çeşitli alanlarında elde ettiğim sonuçlar neler?

– Olmak istediğim, yapmak ya da sahip olmak istediğim şeylerle bu sonuçlar arasındaki uyumsuzluk hangi noktada?

– Hayatımın hangi alanını gerçekten geliştirmeye çalıştığım ve birçok şey denediğim halde sonuç alamadım?

Sınırlayıcı inançlarınız, istemediğiniz sonuçlar elde ettiğiniz alanlarda gizlidir. Bu inançlar attığınız her adımı şekillendirir; sizi fırsatları görmekten ve yeni şeyler denemekten alıkoyar. Sınırlayıcı inançlarınızı gizlendikleri yerden çıkardığınızda, artık onlardan kurtulma seçeneğiniz de var demektir.

Sınırlayıcı inançlarınızdan nasıl kurtulursunuz?

Peki bu inançlardan kurtulmanın yolları neler? Öncelikle kendinize, hayatınızın o alanıyla ilgili ne söylediğinizi düşünmelisiniz. Örneğin, bir ilişki kurmada sorun yaşıyorsanız, kendinize söylediğiniz şeyler şunlar olabilir: “Kadınlar yalnızca çok parası olan erkekleri ister,” veya “Erkekler sadece kendilerinden daha genç kadınlarla birlikte olur.” Kendinize bir şeylerin neden olmadığıyla ilgili söylediğiniz her şey, bir sınırlayıcı inançtır.

Kendinize söylediğiniz bu inançlar size son derece doğru gelecektir. Hatta bu inancın mantıklı ve geçerli olduğunu düşünüp bu düşünceyi destekleyen birçok kanıt bulabilirsiniz. Fakat tüm bunlar, bu düşünce şeklinin istediğiniz gibi yönlendirdiğiniz bir inanç olduğu gerçeğini değiştirmez. Dolayısıyla, eğer hayattaki hedeflerinizden ve isteklerinizden vazgeçmek istemiyorsanız, bu sınırlayıcı inançları kendinizden uzak tutmalısınız.

Bazen sınırlayıcı inançlarınızın farkında olmayabilirsiniz. Olumsuz düşüncelerinizi bastırıp olumlu bir iç sese sahip olmayı başarmış olabilirsiniz. Bu şekilde sizi sınırlayan hiçbir inancı da duymayacaksınız. Fakat hayatınızdaki herhangi bir alanla ilgili duygularınız olumsuzsa, hala sınırlayıcı inançlarınız var demektir.

Örneğin, parasal baskılar nedeniyle çıkmaza girdiğinizde kendinizi nasıl hissedersiniz? Endişeli? Öfkeli? Umutsuz? Bir süre bu duygulardan biriyle kalıp onu kabul ederseniz, arkasından hemen bir sınırlayıcı inancın geldiğini göreceksiniz. Endişeleriniz insanların hakkınızda ne düşüneceğini soracak. Öfkeniz, size hayatın sizin gibi insanlara adil davranmadığını; umutsuzluğunuz ise bu sorunu çözecek kadar güçlü ya da zeki olmadığınızı söyleyecek.

Sınırlayıcı inançlarınızı saklandıkları yerden çıkardığınızda onlardan kurtulmanız da çok daha kolay hale gelecektir. Aşağıda bunun için yapabileceğiniz 4 adımı sıraladık:

1- Sınırlayıcı inancınızı yazın

Duygu ve düşüncelerinizin izini sürerek sizi durduran sınırlayıcı inançlarınızı keşfedin. Bir kağıda yazdığınız bu inançlarla yüzleşin. Her bir inancın ne kadar güçlü olduğunu ve sizde hangi duygulara neden olduğunu da not edebilirsiniz.

2- Bunların ‘inanç’ olduğunu, ‘gerçekler’ olmadığını kabul edin

Bu adım genellikle en zor olanıdır. Çünkü bu inançların gerçek olduğunu düşünürsünüz. İşte tercih yapmanız gereken yer de tam burasıdır. Sınırlayıcı inançlarınızın gerçek olduğunu savunmayı mı, yoksa amaçlarınıza ve isteklerinize ulaşmayı mı istiyorsunuz? Yazar Evelyn Waugh’un da dediği gibi: “Bizi sınırlandıran şeyleri savunursak, onları taşımaya devam ederiz.”

3- Farklı bir inancı deneyin

Hayal gücünüzü kullanın ve istediğiniz şeyle örtüşen başka bir inancı deneyin. Örneğin bunlar “Geçmişte yaşadığım parasal zorluklar bana çok şey öğretti, şimdi onlarla başa çıkmaya hazırım,” ya da “Sağlıksız bir ilişki tecrübem olduğu için, artık beni seven mutlu bir partnerde ne arayacağımı biliyorum,” gibi şeyler olabilir.

Bu inançları dile getirmekten öteye gitmelisiniz. Yeni inancınızın size kendinizi nasıl hissettirdiğini keşfetmeye istekli olmalısınız. Eğer tam anlamıyla yaparsanız 2. ve 3. adımlar, eski inançlarınızdan kurtulma yolunda çok zaman alacaktır.

4- Farklı hareket edin

Bu sizi korkutabilir. Fakat yine de yeni inancınız doğruymuş gibi hareket edin. Örneğin, eğer gerçekten kadınların hayran olduğu bir erkek olsaydınız partilerde nasıl davranırdınız? Kimi bir yerlere davet ederdiniz? Geçmişteki parasal zorluklarınızdan çok şey öğrenen yetenekli biri olsaydınız hangi adımları atardınız? Bu sorulara vereceğiniz cevaplarla uyum içinde hareket edin.

Yeni inancınızla ilgili adımlar atmaktan kaçınırsanız, eski inancınızı beslemekten öte gidemezsiniz. Attığınız çok küçük bir adım bile olsa, harekete geçerek yeni inancınızı pekiştirmiş olacaksınız. Ayrıca ilk adımlarınızın mükemmel olmak zorunda olmadığını unutmayın. Bunların sadece doğru yönde olmaları yeterli.

Kaynak:

psychologytoday.com

2knowmyself.com

Özgüveni Yüksek İnsanların Yapmadığı 15 Şey

-Bahane üretmezler.

-Herkesin korktuğu işi yapmaktan çekinmezler.

-Konfor balonu içerisinde yaşamazlar.

-Bugünün işini yarına bırakmazlar.

-Başkalarının olumsuz düşüncelerinden etkilenmezler.

-İnsanları yargılamazlar.

-Kaynak yetersizliğini görünce pes etmezler.

-Kendilerini başkalarıyla kıyaslamazlar.

-Herkesi memnun etmeye çalışmazlar.

-Sabit bir güvenceye ihtiyaç duymazlar.

-Hayatın acı gerçeklerini göz ardı etmezler.

-Küçük tümseklere takılıp işi yarım bırakmazlar.

-Harekete geçmek için kimsenin onayına ihtiyaç duymazlar.

-Kendilerini küçük bir çerçeveyle kısıtlamazlar.

-İnternette okudukları herşeye düşünmeden körü körüne inanmazlar

KONULAR İLETİŞİM

Bir Başarı Hikayesi

Dolunay Meditasyonu

Sahip Olduklarınıza Odaklanın

Cilt Yaşlanmasının Sürecini Yavaşlatmak Mümkün.

ERDEMLİ OLMAK İÇİN

Kişisel Gelişimin Faydaları

Hedefleriniz İçin Güçlü Yollar

Adaçayı’İle Evde Pozitif Enerji

Bitkiler Ve Zihin

REİKİ’ İLE AYDINLANMA

Güne Meditasyonla Başla

Eda Erdoğan

Evrenin Enerji Atölyesi: Kurucusu. Spiritüel Life Coach : Eda Erdoğan. Her bireyin benzersiz bir potansiyeli olduğuna inanıyorum ve kişisel gelişim süreçlerinde rehberlik etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir